Strategy/Wikimedia hareketi/2017/Süreç/Aksiyomlar

From Meta, a Wikimedia project coordination wiki
Jump to navigation Jump to search
This page is a translated version of the page Strategy/Wikimedia movement/2017/Process/Premises and the translation is 60% complete.
Other languages:
Deutsch • ‎English • ‎Lëtzebuergesch • ‎Nederlands • ‎Tiếng Việt • ‎Türkçe • ‎dansk • ‎español • ‎français • ‎italiano • ‎latviešu • ‎polski • ‎português • ‎português do Brasil • ‎svenska • ‎български • ‎русский • ‎українська • ‎עברית • ‎العربية • ‎हिन्दी • ‎বাংলা • ‎中文 • ‎日本語

Aksiyomlar

Bir hareket olarak,

  • Her bir insanın, insanlığın bilgi birikiminde özgürce pay sahibi olabildiği bir dünya vizyonunu paylaşıyoruz. (from the Vision; proposed by Guillaume)
  • Mükemmellik için gayret gösteriyoruz. (from the Values; proposed by Guillaume)
Anlamı

Kendimizi, projelerimizi, topluluklarımızı ve dünyamızı sürekli geliştirmeye çalışıyoruz. İnisiyatif ve deneylerle, dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek, mükemmel bir yer haline getirmek için yolumuzu yineliyoruz. Merak ve tevazuyla, hatalarımızdan ve başarılarımızdan öğrendik. Kaynaklarımıza bakmakla sorumluyuz ve sıradışı ürünler ve hizmetler sunmaktayız.

  • Farklılıklara açığız ve onlara değer veriyoruz. (from the Values; proposed by Guillaume)
Anlamı

Her bir insana insanlığın tüm bilgi birikimini sunmak; bunu kimseyi dışarıda bırakarak yapamayız. Vizyonumuz her türlü bilgi biçimine evrensel erişim sağlamaktan daha fazlasını içermektedir. Bu, kapsayıcı bir kültür yaratmakla alakalıdır. Bu, diğerlerini katılmaya ve bizimle birlikte gelişmeye davet etmektir. Bu, insan çeşitliliğini kucaklamakla alakalıdır. Bu, "Seni görüyoruz, sen de bizdensin" demekle alakalıdır.

Farklılıklarımız değerlidir; bizi daha akılı, daha güçlü daha mütevazı yaparlar. Önyargılarımızı ve zayıf yönlerini dengelerler Zihnimizi açarlar. Bir problemi bütün perspektiflerinden anladığımızda en iyi çalışmalarımızı yaparız.

We encourage others to do what we can’t, and we help them succeed. When voices are absent, ignored, or silenced, we seek them out. We are welcoming hosts, caring neighbors, and equitable allies. We don’t fear difference. We welcome it with curiosity, delight, and hope.

Anlamı

İşbirliği her zaman kolay değildir, bazen birbirimizle mücadele ederiz. Birlikte çalışmak zor, ama buna değer. Bunu yapıyoruz çünkü bizi daha güçlü kılıyor. Sorunları birlikte daha iyi çözüyoruz. Bunun yürümesi için, her birimizin dürüst, sorumlu ve birbirine karşı şeffaf olması gerekir.

Meaning

Sözlerimizin gücü var. Söylediğimiz sözlerin bazı sonuçları vardır. Sivil söyleme sahip olmak, nezaket, ilgi, saygı, incelik, empati, güven ve emniyet gerektirir. Almak, vermek ve iyi bilgi almak anahtardır. İnsanlara kendini ifade etmek ve işitilmek için kendilerini güvende hissettikleri ortam yaratmalıyız. Bu, anlaşamadığımız durumlarda özellikle geçerlidir. Karşımızdakinin ne hissettiğini anlamasak bile geldikleri yer hakkında açık fikirliyiz.

Empati için gayret gösteririz, nezaketten azını kabul etmeyiz.

Anlamı

Daha iyi bir dünya vizyonu ile hareket diyoruz. Yeni fikirler ve yeni ilişkiler için ortam sağlarız. Sorular, eğlenirken ortaya çıkar. Merak etmek ve düşünmek iyidir. Kendimizi çok ciddiye almak zorunda değiliz.

İlham aldığımızda, mükemmel iş çıkarırız.

Meaning

We're striving to effect positive change. That's why we're focused on achieving results and having impact. We hold each other accountable for an approach driven by results and encourage each other to continuously measure the effectiveness of our processes and programs, so we can correct our course along the way as needed.

Ayrıca, bu sürecin katılımcıları olarak:

  • Tartışmalarımızın kesin bir sonuca bağlanması gerektiğinin farkındayız. (proposed by Guillaume)
Meaning

Everyone within and outside the movement is encouraged to participate in this strategy process, but discussions can't be entirely open-ended in time and place. If someone decides to opt out of or accidentally misses a particular cycle of discussion, they are welcome to provide feedback afterwards. However, they may have to accept the outcome of a discussion that they did not participate in.

  • Üzerinde anlaştığımız şeyleri uygulamak için kaynak gerektiğini kabul ediyoruz. (proposed by Guillaume)
Meaning

This discussion requires both imagination and a sense of reality. To be acted upon, the direction and goals that emerge will require decisions and resources. One cannot simultaneously argue in favor of an outcome and against the means to implement it.

  • Wikimedia hareketi için bir bütün olarak ortak bir strateji geliştirmekteyiz. (proposed by MichaelMaggs)
Meaning

The Wikimedia movement is made up of a large and diverse set of organisations, groups, communities and individuals (including the Wikimedia Foundation, affiliates, groups, editors, off-line volunteers, readers and so on), and we all have differing perspectives. Our focus here is to devise a joint strategy for movement as a whole, and not for any specific part of it.

  • Okurlarımıza da editörlerimiz kadar değer veriyoruz. (proposed by Libcub)
Meaning

Varlığımızı sürdürmek için katkı verenlere (editörlere, yazılımcılara, vb) gereksinimimiz var. Okurlara, WMF projelerinin içeriğini kullananlara da aynı derecede gereksinimimiz var. Her iki topluluğu da beslemeliyiz.